31 Ocak 2020 Cuma

TERSANEDE ÇİLE GÜNLERİ

Tayfun ile Nisan ayında suya iniş hedefini 10 Haziran olarak belirledik.
Bitirmesi gereken bir motor teknesini teslim edecekti. Bekledim. Hatta zaman zaman başka tekneleri hızla bitirebilmesi için " Bugün ... teknesinde çalış" dediğim oldu. Yeter ki  İyonia'ya bir an önce başlayalım .....
Sonra araya başka tekneler girmeye başladı. Sabırla bekledim
10 Haziran önce Temmuza sonra Ağustosa sonra Eylüle uzadı.

Nisan 25'inden tekne suya ininceye kadar, aksatmadan, her gün tersaneye gittim. Seferihisar- Çamlı arası 14 Km. Gidiş geliş 28 Km. 10 günde bir 200 Liralık benzin harcadım.
Başka işler yapıldığından çoğu günüm bomboş tersanede oturarak geçti. Başka müşteriler artık halime acımaya başladılar.

Teknenin macunlanması öncesinde kamarada, farş alt yapısında tadilatlara karar verdik.
Karında su hattının altına yalpalıklar yapıldı ve  omurga altına bir feda omurgası çakıldı.
Bu arada sanki ben fark etmemişim gibi, tekne kışın karnı üzerine devrildiğinde sancak baş omuzluk su hattı altında oluşan 50-60 santimlik bir göçük kaplaması değiştirildi.

Her iş günler, haftalar hatta aylar sürdü.

Dış ve iç macunlaması yapıldıktan sonra Temmuz- Ağustos aylarında tekneye hiç ellenmedi. Güneşin altında bütün macunlar patladı, armuzlar açıldı.

25 Kiloluk İskendorun'dan gelen REMİ macun boşuna çekilmiş oldu. Hatta tekne içine macun sonrası vurulan astar boya sıcaktan kavlandı.

Bütün sıkıştırmalar sonrasında ikinci bir 25Kg POLİSAN macun ve astar boya alındı. Hesaplar karıştı, işler durdu. Nihayet yapılan bazı tadilatlar için tersaneden kullanılan ağaçlara karşılık macunun ve boyanın alınmasına karar verildi.

Güya Tayfun'un niyeti ilk macun sonrasında tekne içine su basıp hem patlayıp çatlamayı engelemek hem de akan yerleri test etmekti.
İkinci kere çekilen sıyırma macunundan sonra güç bela ikna edip tankerle su getirip bastık. Sonuç bir facia oldu. Bastığımız su teknenin her tarafından dışarı akıyordu. Bir kaç gün bekledikten sonra tekne şişti ve akan su azaldı, Belli yerlerde ise kesilmedi.
Gövde en çok suyu kaçıran yerleri markaladık. Tekne içindeki su bitince de o noktaları inceledik.
Gördüğümüze inanamadık.

Marinamar Tersanesinde teknenin kaplamasını çakan Laz sokra başlarına çaktığı çivilerin hepsinin boşa çıktığını gördük. Bu noktaların tamirleri yapıldı hemen hepsi pamuk ile kalafatlandı.
Bütün bu işlerin ardından kabuk tekrar sıvama macun ile macunlandı.

Direğin, bumba, seren ve dümenin boyanması için aylar bekledim. Macunlandıktan sonra boya için haftalar bekledim.Boyandıktan sonra çarmıhları vs donattım. Donattıktan sonra denize inişine kadar 1.5 ay geçti.

Şaft yatağı açılırken matkap düzgün yürüsün diye hazırladığım destek çıtalarına hiç uyulmadı. Dış glen bağlanırken trifonlar kesildi. Motor yatakları cıvataları bağlanırken üstün körü çalıştığı için 2 delik şakulünden kayık delindi. Motor yatağa bağlanırken bu kere yine trifonlar kesildi.

Motor bağlanırken glen önünde bulunan içine salmastra konulması gereken somun boş bağlandı.

İzmir'in en iyi elektrikçisi diye tanıtılan adam olmadık işler yaptı. Borda fenerlerini yatay bağlarken son anda yetişip doğru bağlamasını sağladım.

Boya işlerini zorla hatta cebren hızla bitmesi için hemen her gün dil döktüm.

Sonunda kavga dövüş İonia 22 Ekim günü kamyona yüklenip Sığacık Mezarlık arkasındaki koyda denize indirildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder